Eğer Bu Bir Kaderse, Yazıklar Olsun…

HİKAYELER vardır, örnek olur insana. Ama hikayeler vardır, duyunca bin kez şükreder insan haline. Berlin’de yaşayan Ali Menteşoğlu’nun hikayesi ikinci türden. Her şey güzel ve mutlu giderken, birden hayatın akışının tersine döndüğü, ayağa kalkmaya çalışırken, yeni darbelerin geldiği ‘Kaderin böylesine yazıklar olsun’ türünden. Ali Menteşoğlu’nun mutluluktan drama dönüşen öyküsü şöyle: Antalya’da turizm sektöründe çalışırken, tanıştığı bir Alman turist kadına aşık olup 1995’te Berlin’e yerleşir. Sonra Alman eşinden boşanıp Türkiye’den bir kadınla evlenir ve yeni eşi Aynur Menteşoğlu’nu 2004’te Berlin’e getirir. 2005’te oğulları Mert, 2009’da kızları İremnaz dünyaya gelir. Ali Menteşoğlu hayatı seven biri. Hafta sonları ailesiyle doğanın içinde olmak için Berlin’de bir bahçe kiralar. Sebze ve meyve yetiştirirler. Kendisi bir plastik fabrikasında makine ustası olarak çalışan Menteşoğlu iki çocuğu ve eşiyle mutlu bir dönem yaşar.

DOKTORLAR ‘NEREDE ÖLMEK İSTERSİNİZ?’ DİYE SORDU

Ama mutlulukları uzun sürmez. IQ’su 135 olan oğulları Mert’e aşırı içine kapanık, her şeyin tam düzenli olmasını isteyen, ayrılıktan, karanlıktan korkan ‘asperger sendromu’, ardından kızları İremnaz’a ‘erken çocukluk otizmi’ teşhisi konulur. İremnaz dış dünyayla bağ kuramıyor. Çevresinde olup bitenlere duyarsız. Sadece kendi kendisiyle oynuyor. Bazı tuhaf sesler çıkarıyor. Neşeli ve bitmeyen bir enerjiye sahip. Kendini ifade edemiyor ve devamlı kontrol altında tutulması gerekiyor. Elinizi verdiğinizde sıkıca tutup bırakmıyor. Geçen yıl eylül ayında Aynur Menteşoğlu rahatsızlanınca doktora gidiyor. Aile en ağır darbeyi o zaman alıyor. Doktorlar ‘Kanser ve 6 ay içinde ölür’ teşhisi koyuyor. Hastaneye yatırılan Menteşoğlu için doktorlar 4 hafta sonra ‘İki hafta ömrünüz kaldı. Evde mi, hastanede mi ölmek istersiniz?’ diye soruyor.

TATİLLERDE ZİYARET ETSİNLER DİYE ADANA’DA DEFNEDİLDİ

Hikayenin devamını Ali Menteşoğlu bir gözü hiperaktif kızı İremnaz’da şöyle anlattı:

‘Doktorlara, ‘Biz evlenirken, iyi günlerde olduğu gibi kötü günlerde de beraber olma sözü verdik’ dedim. Eşimi hastaneden alıp eve getirdim. Geçen yıl ekim ayında bu evde öldü. Vasiyeti üzerine memleketi Adana’ya götürdük. Ben Mersinliyim, eşim Osmaniyeli. Osmaniye Mersin’e Adana’dan daha uzak olduğu için en azından tatillerde mezarını ziyaret edelim diye Adana’da toprağa verdik.’

ACIKTIĞI ZAMAN ‘ACIKTIM’ DİYEMİYOR

‘Oğlum Mert 6’ncı sınıfa gidiyor, gelecek yıl liseye başlayacak. Kızım İremnaz ise özürlüler ilkokuluna gidiyordu. İremnaz acıktığı zaman acıktım demiyor, cips veya makarna diyor. İremnaz şubatta annesinin yokluğunun ve bir daha geri gelmeyeceğinin farkına vardı. Annesini ben götürüp geri getirmedim diye bana karşı agresifleşti. Doktorlar sakinleştirici yazdı. Sabah kızımı okula bırakıyor oradan işime gidiyordum. İşten çıkıp saat 3’te kızımı alıp günün kalan saatlerinde ona bakıyordum. Ama kızımın okulu, İremnaz agresifleşti diye aniden okuldan çıkardı. Bir gün beni okula çağırdılar. Sırt çantası ve okuldaki eşyalarını doldurdukları bir poşetle birlikte ‘Kızınız bugünden itibaren derslerden men edilmiştir’ yazılı kağıdı elime tutuşturdular. Şimdi otizm hastası kızımla ortada kaldım. Eğitim Müdürlüğü’ne başka bir okul bulmalarını istedim. Diğer okullar dolu dediler. Kızımın eski okulu bu yaz tatiline kadar derse almayacağız diyor. Yaz tatilinden sonra kızımın tekrar aynı okula başlayabileceği garantisi de vermiyorlar. Çaresizim.’

İŞE GİDERSE İREMNAZ’A KİM BAKACAK?

‘Kızımı evde bırakıp işe gidemiyorum. Şimdilik rapor aldım. Ama işyerimden devamlı rapor alamam. Böyle giderse, işimi de kaybedeceğim. Ben Almanya’ya geldiğimden beri çalışıyorum ve düzenli olarak vergilerimi ödüyorum. Kızım yaşı gereği okula gitmek zorunda. Devletten bir kuruş yardım istemiyorum. Sadece kızıma okulda bir yer bulunsun, eğitim görsün ben de çalışayım istiyorum.’

OKULA GÖRE TEHLİKELİ!

İremnaz’ı atan okulun 7 Haziran 2018 tarihli yazısında, kararın Berlin okul yasasının 63’üncü maddesine dayanarak alındığı belirtiliyor. Yazıda şu gerekçelere yer alıyor:

‘İremnaz’ın özellikle üçüncü kişilere karşı tehlike arz eden davranışları bizim okulumuzda eğitim görmesine uygun değil. İremnaz’ın öğrenci arkadaşları ve okul personeline karşı tekrar eden saldırılarının sorumluluğunu taşıyamayız.

Personelin müdahalelerine rağmen tavırlarında bir değişiklik yok.’

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*